YATAK ODASININ KAPISINI ARALIYORUZ

 


Okul yıllarında havuz problemlerine kafa yormak yeterince sıkıcıydı. “İleride ne işime yarayacak?” dediğimiz problemleri zihnin en ücra köşelerine atmak kolay. Ancak yetişkin olduğumuzda problemlere bakış açımız da değişebiliyor. Cinsel problemlerden bahsediyoruz. Çekinmene gerek yok; az sonra okuyacakların işine yarayabilir. (Yoksa zevk almana mı demeliydik?)

Yazı: Pınar Şen

Yatak odasında işler pek de yolunda gitmiyor… Birbirinizi seviyorsunuz ama o (belki de sen) bazı sorunlar yaşıyor. Cinsel problemler hakkında net olarak istatiksel rakamlara ulaşmak maalesef pek mümkün değil. Çünkü çoğu kişi, eğitim durumu ya da gelir seviyesi ne olursa olsun bu konular hakkında konuşmaya çekiniyor. Hâl böyle olunca, ilişkinin ve hatta hayatının büyük bölümünü etkileyen bu problemlerle baş başa kalıyorsun.
Ama bu sadece senin ya da partnerinin yaşadığı bir durum kesinlikle değil. Hiç tahmin etmediğin kişiler bile cinsel problemler yaşıyor. Kendi kendini üzmek yerine, çözüm aramalısın. İdeal olan çözümü partnerinle birlikte aramak olsa da, bu konuda ilk adım atan taraf olmaktan korkma. Çünkü çözüme ulaştıktan sonra elde edeceğin sadece haz değil; aynı zamanda daha mutlu, kendisiyle barışık ve sağlıklı bir kadın olmak. Bu yola çıkmaya hazırsan okumaya devam et: En yaygın olan cinsel problemleri ve çözüm yollarını senin için derledik.

Problem Kimde?
Haz alınan ve verilen bir cinsel deneyim için elbette iki tarafın da karşılıklı olarak rahat hissetmesi ve sağlıklı olması gerekiyor. Problemin kimden kaynaklı olduğu mühim değil; mühim olan bu konunun üzerine birlikte eğilmeniz ve iletişiminizi iyi tutmanız. Pembebulutlar.com’dan da tanıdığımız Psikolog Elif Turan, ülkemizdeki erkeklerin üç ya da dörtte birinin erken boşalma problemi yaşadığını, yüzde 10 ila 20’sinde ve 40-70 yaş arasındaki erkeklerin yüzde 52’sinde sertleşme sorununa rastlandığını belirtiyor. Bir de insanların konuşmaktan çekinmediğini düşünsene; kimbilir rakamlar ne kadar yüksek olurdu.
Turan, “Cinsel terapi için başvuran çiftlerin yüzde 50’sinde cinsel istek sorunu görülüyor” diyor. Menopoz öncesi dönemdeki kadınların yüzde 15-20’si libido eksikliği yaşarken, menopoz sonrasında bu oran yüzde 40-50’lere çıkıyor. Cinsel tedavi merkezlerine vajinismus nedeniyle başvuran hastaların oranı yüzde 60-70 civarında. Orgazm bozukluğu şikâyetiyle başvuran kadınların oranının ise yüzde 40-60 arasında olduğu tespit edilmiş. Birazdan cinsel terapiye de değineceğiz ama öncelikle bu problemleri tanıyalım:

SENDE
Vajinismus
Vajinismus, vajinaya girişin denendiği sırada vajinal kaslarda yaşanan sürekli ve istemsiz kasılma hâli ile buna eşlik eden ağrı kaygısı, bacakların kapanması, bedende kasılmalar ile penis girişine izin verilmemesi durumu olarak tanımlanıyor. Turan, “Vajinismus sorunu yaşayan kadınların çok büyük bir kısmı cinsel organının diğer kadınlarınkinden küçük ve anormal olduğunu, penisin çok büyük olduğunu, ilk cinsel ilişkinin çok can yakacağını, kızlık zarının bir duvar gibi sert olduğunu düşünüyor. Tüm bunların sebebi yetersiz cinsel eğitim, cinsellikle ilgili yanlış tutumlar ve tabular” diyor. Üstelik bu durum, ne yazık ki eğitimli ve bilinçli kadınlarda bile bilinçaltı tabular nedeniyle görülebiliyor.

Orgazm Bozukluğu
Kadınların yaşadığı diğer bir sorun orgazm bozukluğu olmasına rağmen, bu şikâyetle yardım almak isteyen kadınların sayısı az. Birçok kadın, kendi orgazmını önemli bulmuyor ya da orgazm olmamasının normal olduğunu düşünüyor. Bu konuda bir şeyler yapması gerektiğine inanmıyor. Turan, bu durumu erkeğin hazzı ve orgazmının kadından daha önemli ve öncelikli olduğuna dair sahip olunan yanlış inanışa bağlıyor ve ekliyor: “Geleneksel kadın rollerinin dışına çıkamayan, çocukluk döneminde olumsuz baba-kız ilişkisi yaşayan, orgazm olamama kaygısı duyan, cinsel zevk almakla ilgili bilinçdışı suçluluk duyguları olan kadınlarda orgazm bozukluğu görülebiliyor” diyor. Ayrıca bazı fiziksel ya da psikolojik rahatsızlıklar ile bunlar için kullanılan bazı ilaçlar da orgazm bozukluğuna neden olabiliyor.

Cinsel İsteksizlik
Turan “Seks sıklığının azalması ve cinsel uyaranlara tepkisiz kalmak, cinsel istek bozukluğuna işaret edebilir” diyor ve ekliyor: “Bu durum sadece kadınlarda değil erkeklerde de görülebiliyor. Ancak kadınlarda görülme oranı erkeklere göre daha fazla.” Hamilelik ve menopoz dönemlerinde görülebilen isteksizlik normal olsa da, çözümsüz değil. Eğer partnerini seviyorsan, isteksizliğinin onunla ilgili olmadığını anlatmalı ve yardıma ihtiyacın olduğunu söylemelisin. Çünkü bu durumu farklı değerlendirip, onu artık istemediğini ya da sevmediğini düşünebilir. Onu rahatlat ve mutlaka bir uzmandan destek al. Belki de yalnızca kronik stres, anksiyete ya da depresyon yaşıyorsun. Hepsi birer libido katili olan bu sorunlarla ilgili bir psikoloğa danışmalısın.

PARTNERİNDE
Ereksiyon Problemi
Ön sevişme son derece güzel giderken, elini uzatıyorsun ve o da ne? Partnerin sanki pek zevk almıyor gibi… Üstelik bu daha önce de olmuştu. Kendini kötü hissetme. Sebebi sen değilsin; büyük olasılıkla partnerin organik ya da psikolojik kaynaklı ereksiyon problemi yaşıyor. Daha önce Men’s Health dergisi için görüş veren Memorial Şişli Hastanesi Androloji Bölümü’nden Prof. Dr. Mehmet Murad Başar, ereksiyon sorununun tedavi edilebilir bir rahatsızlık olarak görülmesi gerektiğini ve çözüm yolu için bir uzmandan yardım alınması gerektiğini vurguluyor. Başar’a göre, ereksiyon probleminin altında genellikle başka bir hastalık yatıyor: “Penisin tek bir atardamarı var ve ereksiyon sırasında kan akışı bu damardan yapılıyor. Yani damar sertliği, hipertansiyon veya kalp hastalığına bağlı dolaşım bozukluğuna sahip her erkek, cinsel fonksiyon bozukluğu açısından risk grubunda.” Yapman gereken, uygun bir dille ona bir uzmandan yardım almanız gerektiğini söylemek.

Erken Boşalma
Sevişmeniz başladığı gibi bitiyor mu? Bu sorunu yaşayan oldukça fazla sayıda erkek var. Men’s Health’e konuşan Emsey Hospital’dan Üroloji Uzmanı Op. Dr. Sarp Korcan Keskin, “Erken boşalma tespiti için bazı kaynaklar 15 saniyeden kısa bir süreyi, bazı kaynaklar ise iki dakikayı baz alır. En bilindik nedenleri ergenlikte hızlı mastürbasyon yapmaya alışılması, az cinsel ilişkiye girilmesi veya az mastürbasyondur. Nadiren bazı ilaçlar, prostatit ve pasif agresiflik gibi rahatsızlıklar da bu duruma yol açabiliyor” diyor. Sorunun iki ana tedavisi var. İlki anestezik maddeler kullanılarak penisteki aşırı uyarılmanın azaltılmasına dayanan lokal tedaviler. Diğeriyse antidepresan ilaçlarla yürütülen tedavi. Partnerine hangi tedavinin uygun olduğunun saptanması için vakit geçirmeden bir uzmandan yardım almalısınız.

Cinsel İsteksizlik
Erkeklerde cinsel isteksizlik görülmesinin pek alışıldık bir durum olmadığını düşünüyorsan yanılıyorsun. Bir erkek de yeterli cinsel uyaran olmasına rağmen ilişkiye girmeyi arzulamayabilir. Ara sıra olması son derece doğal olsa da, sık yaşanması normal bir durum değil. Keskin, “Genellikle bu sorun psikolojik nedenlerden kaynaklanıyor. Ancak bazı durumlarda hormonal veya metabolik hastalıklar da isteksizliğe sebep olabilir. Kısa süreli isteksizlik doktor kontrolü gerektirmez ama uzun süreli olduğunda mutlaka bir üroloji uzmanına başvurulmalı” diyor. Tedavisinde ise önce sorunun kaynağına inilmeye çalışılıyor ve sorun ortadan kaldırılıyor. Bazı medikal tedavi seçenekleri olsa da, çoğu zaman psikiyatrist desteği gerekli.

Çözüm: Cinsel Terapi
Herhangi bir cinsel problem yaşayan çiftlerin cinsel terapiye başvurması önemli. Çünkü cinsel işlev bozuklukları, sanılanın aksine kolayca tedavi edilebiliyor. Psikolog Elif Turan, cinsel terapi konusunda en sık sorulan soruları yanıtlıyor:

Hangi durumlarda çiftler terapiye gitmeli?
“Cinsel terapiye hemen başvurulması gereken durumların başında vajinismus geliyor. Vajinismusun zamanla kendiliğinden düzelmesi söz konusu olmadığından, bir süre sonra evliliği ve duygusal ilişkiyi olumsuz etkilemeye başlar. Erken boşalma sorununda da terapi gerekli; ancak öncelikle düzenli cinsellik gerekiyor. En az altı ay süreyle, haftada en az iki kez düzenli cinsel ilişki yaşayan bir erkek hâlâ boşalma denetimini sağlayamıyorsa, partneri ile birlikte uygulanacak doğru cinsel terapi sorunu kısa sürede ortadan kaldırıyor. Bir diğer terapi gerektiren sorun, ereksiyon problemi. Ancak öncesinde biyolojik bir problemin olmadığı saptanmalı; fiziksel bir sorun yoksa terapiye başlanmalı. Orgazm bozukluğu ve cinsel isteksizlik için de vakit geçirmeden terapiye başvurmak gerekiyor.”

Cinsel terapi neden bu kadar önemli?
“Eşler arasında yaşanan duygusal sorunlar cinsel sorunları, cinsel sorunlar da duygusal sorunları beraberinde getirebiliyor. Aslında bu bir kısır döngü. Cinsel terapi için başvuran çiftlerde önce arada ilişkisel bir problem olup olmadığından emin olmak, varsa öncelikle çift terapisi uygulayarak problemi yok etmek, ardından cinsel terapiye başlamak oldukça önemli. Sağlam bir duygusal ilişki içerisinde yaşanan cinsellik daha doyurucu, keyifli ve daha tatmin edici oluyor.”

Cinsel terapi nasıl yapılıyor?
“Bu terapinin temeli, çiftlerin yanlış bildiklerini ya da bilişsel çarpıtmalarını düzeltmek, cinsellik hakkındaki bilgileri yeniden yapılandırmak üzerine kurulu. Tanımlamaları değiştirmek bile öğrenmede ve tedavide etkin olabiliyor. Bunun dışında uygulama gerektiren ödevler veriliyor.”

Peki çiftler cinsel sorunları için terapiye başvurmazsa ne olur?
“Cinsel sorunların tedavi edilmediği evliliklerde çiftler arasındaki gerginlik artabilir. Çiftin birbirine tahammülü azalabilir ve bu da evliliğe ciddi anlamda zarar verir. Kimi zaman da ayrılıkla sonuçlanır.”

Sağlam bir duygusal ilişki içerisinde yaşanan cinsellik daha doyurucu, keyifli ve daha tatmin edici oluyor.

 

viridianprints