|

TÜP MİDE AMELİYATLARININ AVANTAJLARI NELERDİR?

| SAĞLIK

 


Op. Dr. Erol Vural tüp mide hakkında bilgi verdi.

Tüp mide ameliyatı, günümüzde en yaygın uygulanan obezite cerrahi yöntemlerinden biridir. Laparoskopik yöntemle yapılması sayesinde kilo kaybı yanında cerrahi avantajları da bulunur. Midenin doğal çıkışı olan pilor, mide içeriğinin boşaltılmasına yardımcı olmak için sürdürülür. Çıkarılan mide bölümü açlık hormonu ghrelin oluşturur. Bu mide bölümünü kaldırmak ghrelin üretiminde belirgin bir düşüşe ve açlık eksikliğine neden olur. Açlığın olmaması genellikle cerrahiyi izleyen altı aydan iki yıla kadar sürer ancak küçük yemeklerden sonra doluluk hissi çok uzun sürer. Vitamin, besin maddeleri ve tıpta emilim minimum düzeyde değişir ve tüp mide ameliyatı sonrası tüm ilaçlar iyi tolere edilir.

Bknz: http://www.drerolvural.com/tup-mide-ameliyatiyla-ilgili-bilmeniz-gerekenler/

Nasıl uygulanır?
1.) Küçük gastrik kese yemek hacmini kısıtlar, ancak daha da önemlisi, erken ve uzun süre tokluğa izin verir.
2.) Midenin açlık hormonu kısmının çıkarılması, açlık hormonu ghrelinin üretimini en aza indirir ve açlığı uzun bir süre azaltır.
Tüp mide vücut kitle indeksi (BMI) en az 40 veya en az 35-39 olan bir veya daha fazla şiddetli eşlik eden morbid durumda veya 100 olan şiddetli obez hastalarda kilo vermede kullanılmak üzere uygulanmaktadır.

Tüp mide ameliyatının avantajlardan bazıları ise:
• Kapalı yani laparoskopik yöntemle uygulanması sayesinde yara iyileşmesi oldukça hızlı olmaktadır. Daha az ağrı olması ve hastanede yatış süresinin kısalmasıyla hasta daha çabuk günlük yaşantısına dönebilir.
• Midenin hacminin küçülmesi söz konusu olsa da mide işlevleri değişmemektedir. Bu sayede de her besin grubundan rahatça tüketilebilir.
• Açlık hormonu üretilen midenin fundus kısmı çıkarılır. Bu sayed eiştah azalmış olur.
• Mide kapakçığı adı verilen pilor muhafaza edilir. Bu sayede dumping sendromu meydana gelmez. Besinler mideyi daha geç terk ettiği için uzun süre tokluk hissi oluşur.
• Ülser gibi hastalıklar açısından risk azalır.
• Bağırsak bypassından kaçınılır. Bu sayede bağırsak tıkanıklığı, marjinal ülser, anemi, osteoporoz (kemik erimesi) , protein ve vitamin eksikliği riskleri söz konusu değildir. .
• Anemi yani kansızlık sorunu olan ya da bağırsak bypassının ileri dönem komplikasyonlarından tedirgin olan hastalar için ve de crohn hastalığı olan kişiler ya da bağırsak bypassı için yüksek risk taşıyan hastalar için ideal ve uygun bir seçim olur.
• Laparoskopik yöntemle yapıldığı için yara daha azdır ve daha az ağrı söz konusudur.
• Tüp mide ameliyatı gerekli durumlarda ikinci bir operasyon ile bypassa ve doudenal switche dönüştürülebilir.

Tüp Mide Ameliyatının Dezavantajları Nelerdir?
Her cerrahi yöntemde olduğu gibi tüp mide ameliyatında da bazı dezavantajlar söz konusudur. Bunlar:
• Beklenenden daha az kilo kaybı ya da tekrar kilo alımları söz konusu olabilir. Bu risk, hastanın ameliyat sonrası yaşam tarzı ile ilgilidir.
• Morbid obezite sorunu olan kişilerde ikinci bir ameliyat gerekebilir. İki aşamalı obezite ameliyatları, yüksek vücut kitle indeksine sahip hastalar için daha güvenlidir.
• Sıvı ya da yumuşak kalorili yüksek besinlerde absorme olma riski vardır. Bundan dolayı da kilo verme yavaşlayabilir.
• Tüp mide ameliyatlarında midenin boydan boya kesilmesi gerekir. Bundan dolayı da zaman kaçaklar meydana gelebilir, kanamalar meydana gelebilir.
• Midenin kesilen alanı karından çıkarılır. Bundan dolayı da geri dönüşsüz bir işlemdir.

Tüp mide ameliyatında vitamin ihtiyacı var mıdır?
Diyetin azalmış besin maddesi alımından dolayı bir kişi kilo verirken iki günlük multivitamin alınmalıdır. D vitamini gerektiği gibi.

Diyet kısıtlamaları nelerdir?
Hastalar, karbonhidrat gıdalar alımı ile birlikte damping sendromu yaşayabilir. “Damping Sendromu” olarak bilinen bir durum, mide içeriğinin ince bağırsağa hızla boşaltılmasının bir sonucu olarak ortaya çıkar. Bu genellikle çok fazla şeker veya çok miktarda gıda tüketildiğinde tetiklenir. Genel olarak sağlığınız için ciddi bir risk olarak görülmese de sonuçlar çok rahatsız edici olabilir ve bulantı, terleme, bayılma ve yemek yedikten sonra ishal olabilir. Düşük bir karbonhidrat diyeti bu prosedürün etkinliğini arttırır.