SENİN İLİŞKİ TARZIN NE?

|  , anaslide, AŞK&SEKS

 


İlişkilerin hep aynı şekilde başlayıp aynı şekilde mi bitiyor? “Kendi kurduğun bağları anladığında diğerleriyle olan ilişki döngünü kırıp, şu an ve gelecekte yaşayacağın en mutlu ilişkiyi yaşayabilirsin” diyor Charlotte Haigh.

Dürüst olalım. Şu an yaşadığın ilişkilerinin güç dengeleri nasıl? Bir yanın sürekli birine ihtiyaç duyduğun riskini kovalıyor, diğer yanınsa kendine güvenen ve ilişkiye ihtiyaç duymayan biri mi? Diğerleriyle olan bağlarını hiç göz önünde bulundurmuş muydun -psikologlar buna “ilişki tarzı” diyor- fakat bu aslında zamanında yaptığın şeylerle alakalı, çünkü bu her yönüyle diğer ilişkilerimizi de etkileyen bir şey, partnerimizi ilk seçtiğimiz günden son güne kadar günbegün her şeyi etkiliyor. İlişki modelinin ne olduğunu bilmek, nereden geldiğini, nasıl ciddi bir biçimde bittiğini ve kaymasını engellemeyi, hayatın boyunca yaşadığın aynı döngünün nedenini de gösteriyor.

Son nörobilim çalışmalarının ortaya çıkardığına göre; özgün ilişki modelin, ilk yıllarınıza özellikle de bebekken ailenin seni nasıl yatıştırdığına dayanıyor. “Attached” (İlişki) kitabının yazarı  psikiyatrist ve nörobilimci Dr. Amir Levine’e göre; erken yaşta verilen aile prensipleri, çocukluk dönemindeki davranış modelini ve yetişkinlikteki duygusal ilişkileri etkiliyor.

Eğer ailen gençliğinde, en küçük olayda bile panikliyorsa, sen de dünyanın güvenilmez ve baş edemeyeceğin bir yer olduğu mesajını almış oluyorsun. Yetişkinliğinde, küçük bir tehdit bile beyninde stres hormonlarının sel gibi bir etki yaratmasına bu da senin stresli bir ilişki modelin olmasına neden oluyor. Eğer ailen seni kendi sorununla başa çıkacak şekilde yetiştirirse bununla başa çıkmayı öğreniyorsun. Bu da; yetişkinlikteki ilişkilerinde duyguların güçlenip samimiyetten korktuğunda duygularını kapatmana ve kaçınmacı modele yönlenmene neden olur. Eğer yeterince şanslıysan, seni sıkıştırmadan yatıştıran bir ailen varsa, yakın ilişkilerinde korku duymadan daha güvenli ilişki modeline açık olursun.

Ama ailenin davranışları ne kadar belirleyici olsa da, genlerin ve önceki ilişkilerin de bunda rol oynuyor. Örneğin yıkıcı bir kalp kırıklığı, güvenli ilişkileri olan birini daha kaçınmacı bir hale getirebilir. Yetişkin ilişki tarzları ile ilgili çalışmalar yapan “İlişki Terapisti” Andrew G Marshall; “Bunun anahtarı seni şekillendiren durumların bilincinde olmaktır. Çoğumuz ilişki tarzlarından birine sıcak bakarız, fakat şunu fark etmeliyiz ki destekleyici ilişki geliştirmek, güven modelinin daha öne çıkmasını sağlamaktadır.”

İşte burada hangi ilişki tarzın olduğu ve onunla nasıl başa çıkacağını görebilirsin:

EĞER KAYGILI İLİŞKİ TARZIN VARSA;

  • Partnerinin seni sevmeyi bırakacağından endişelenirsin.
  • Partnerinin modundan dolayı çok hassas olursun.
  • İlişkin hakkında çok fazla düşünürsün.
  • Yalnızken eksik hissedersin.
  • Yeni bir partner bulduğunda çok çabuk bağlanırsın.

Nedenleri: Ailen her şey hakkında mütemadiyen endişeleniyordur. Yeterince yemek yemediğinde veya düştüğünde aşırı tepki veriyorlardır. Sonuçta büyüdüğünde güvensiz bir dünyada yaşadığını ve başkasının desteğinin senin için önemli olduğunu düşünürsün.

Tehlike noktası: Kaçınmacı olmaya bayılırsın. “Uzaklaşmadan önce kaçınmacı olmak sana güçlü sinyaller verir.” diyor Marshall. “Korkularının karşılığında ortaya çıkar, onu geri kazanmaya çalışırsın ama bu, seni kaygılandıran zehirli bir döngü olmaya başlar.” Bu model yaygın olanlardandır. Tanıdık geldi mi?

Neuro-fix (Zihinsel-Bedensel düzelme): Muhtaç halde görünmekten korkma. Çünkü sen ciddi bir ilişki istiyorsun” diyor Dr. Levine. Çoğu kişisel gelişim yaklaşımı mutluluğun içten geldiğini ama biyolojik olarak sevdiğin kişiye bağlı olduğunu gösteriyor, diyor. Virginia Üniversitesi’nin yaptığı araştırmaya göre MRI taramaları gösteriyor ki; iki yakın insanın ilişkisi, birbirlerinin psikolojik ve duygusal durumlarını son derece iyi dengeliyor. Kabul edin samimiyet istemek ve ihtiyaçlar karşısında açık olmak doğal bir şey. Cool’u oynamak (havalı davranmak) kaçınmacı bir ilişki çizer, bağlılık olmayan bir ilişki isteyen ve masada daha fazlası olduğunda geri duran biri olarak düşündürür.

Davranış düzeltme: İlişki uygulamalarına ara ver. “İlişki sitelerinde ve uygulamalarda birçok utangaç tip bulursun, bir kısmı yalnızlığa yakındır, bir kısmı da bu uygulamalar suya sabuna dokunmadığı için onu tercih ediyorlardır” diyor Marshall. “ Ben daha çok “yapıcı-destekleyici” ilişkiler dediğim ilişkileri tercih ediyorum, grup faaliyetlerine katıl -koro veya yoga gibi-, normalde kabul etmediğin davetlere “evet” de, böylece insanlarla daha geniş ağların oluyor.”

EĞER ÇEKİNGEN İLİŞKİ TARZIN VARSA;

  • Ayrıldıktan sonra hemen içinize kapanabilirsin.
  • Bağımsızlığın ilişkinden daha önemlidir.
  • İçsel duygularını partnerinle paylaşmamayı tercih edersin.
  • Diğerleri sana bağlı olduğunda rahatsız olursun.
  • İlişkiden ne istediğini tam bilmezsin.

Nedenleri: Ailen sen çocukken zor bir durumda kaldığında seninle ilgilenmek yerine kendi işine gücüne bakmıştır. Bunu yapmaları onların da yetiştirilme şekillerine bağlı olabilir, başka sorunlar da onların özensiz olmasını sağlamış olabilir, depresyon veya depresyon veya başka çocuk ihtiyacı gibi… Böylece sen, diğerlerinin güvenilecek bir noktaları olmadığını öğrenirsin. Duyguların ve bağlanma şeklin tehlikeli bir hal alabilir.

Tehlike noktası: “O” nu idealize edersin. Eski sevgilin veya daha tanışmadığın biri, eğer kaçınmacı yapıdaysan, o insanın senin için mükemmel insan olduğunu düşünürsün, bu da potansiyel iyi ilişki fırsatını kaçırdığın anlamına gelir.

Neuro-fix: “İlişkiye oldukça heyecanlı başlarsın ama daha yakınlaştığında içgüdün birdenbire o kişiyle birbiriniz için doğru kişi olmadığını söyler” diyor Dr. Levine. Aslında bu, şansı etkisiz hale getirme stratejisidir. Senin kaçınmacı ilişki sistemin payına düşeni yapar ve seni yakınlaştığın kişinin tehlike olduğu konusunda uyarır. Bir adım geri çekil ve bunun ne için olduğunu gör. Eğer başlangıç için iyi olduklarını düşünüyorsan, onları kaybetmek için iterek uzaklaştırırsın. Bu nedenle çabuk karar verme. Negatiflikle yamulmuş beyin kimyanı, günlük minnettarlığını yazdığın  bir listeyle partnerinin -ya da potansiyel sevgili olarak gördüğün biri için- hayatına kattığı pozitif şeyleri not alarak değiştirebilirsin. Güney California Üniversitesi araştırmalarında minnettar olduğun şeylerin, dopamin ve serotonin seviyeni artırarak kendini iyi hissetmeni sağladığı tespit edilmiştir.

Davranış düzeltme: Neye ihtiyacın olduğunu söyle. “Eğer partnerinden bir süre ayrı kalmak istiyorsan, bunu basitçe söyle. Bu, ortadan kaybolmaktan daha basittir” diyor Marshall. “Eğer biraz boşluğa ihtiyacın olduğunu bilirlerse daha az paniklerler ve bu da senin sınırlarının ötesine geçmeyecekleri anlamına gelir.”

EĞER GÜVENLİ İLİŞKİ TARZIN VARSA;

  • Desteğe ihtiyacın olduğunda partnerine söylersin.
  • Sevgini kolayca gösterirsin.
  • Dışarda senin için birçok insan daha olduğuna inanırsın.
  • Romantik ilişkin rahatlığa bağlıdır.
  • Eski ilişkilerini düşündüğünde memnunsundur.

Nedenleri:  Ailen bir şeyi başarman için yeterli miktarda ilgiyi çoğu zaman göstermiştir. Baskı altında kalmış hissetmezsin ama kendine de göz kulak olursun. Özgüvenli ve önemli olduğuna güvenerek ancak tamamen de bağımsız bir biçimde yapmadan büyümüşsündür.

Tehlike noktası: Kötü davranışlar gölge gibi içeri süzülmüştür. Dr. Levine güvenli ilişki yaşayan insanların tatmin edici ilişkilerinin daha yerleşik olduğunu bu yüzden de ilişkilerin probleme bağışıklıkları olmadığı noktasına değiniyor. Genellikle iyi bir ilişki geçmişin varsa, partnerinin kötü davranışları seni yıpratmaya başlayana kadar buna izin veriyorsun.

Neuro-fix: Tampon efektini anla. “Bir deneyde araştırmacılar bir çiftte biri güven diğeri de endişe veya kaçınmacı kişilikli olan iki kişinin birbirlerini iyi yönde etkiledikleri ve iki kişinin de güven ilişkisine dönüştüğünü göstermiştir” diyor Dr. Levine. “Güven modelinin olduğu ilişkilerde tampon etkisi yaratılır, güvensiz olan partnerin ilişki memnuniyeti ve işlevi kendi noktasına yükseltilir.”

Pensilvanya‘daki Carnegie Mellon Üniversitesi çalışması bu etkiyle sürdürülen ilişkinin ve partnerinin rahatlamasının ilişkide çarpıcı bir etki yarattığını, onu yönetimi ele almadan cesaretlendirdiğini ve kendine olan saygısını artırdığını gösteriyor.

Davranış düzeltme: Herhangi bir negatif davranışa karşı bilinçli olmak onu tolere edebileceğin anlamına gelir. “Güvenli insanlar kolay affetmeye meyillidirler, ilişkilerinde kendilerinden emindirler.” diyor Marshall. Bu oldukça pozitif olabilir fakat bazen sağlıksız kalıplar kontrol edilmezse yayılabilir -eğer buna izin verirsen gizlice, sen fark etmeden sorun oluşabilir-. Seni endişelendiren veya mutsuz eden şeyler hakkında iletişim kurmaya devam et.

Kaynak: Marie Claire 

 

 

 

 

viridianprints