ÖPÜŞME HAKKINDA BİLİNMEYENLER

 


Yaşayabileceğin en tatlı ve sıcak deneyimlerden birinin öpüşmek olduğu yadsınamaz bir gerçek. (Öyle ki araştırmalar bile çoğu insanın ilk öpüştüğü anı ilk seviştiği ana göre daha iyi hatırladığını söylüyor.)  Öpüşme hakkında bilmediklerin mercek altında… 

Şefkatli, üzücü, sahiplenici… Çoğu zaman öpücüğümüz tutku, şefkat, ilgi ve istek konusunda kullandığımız kelimelerden daha çok şey ifade eder. Çift Terapisti Sylvain Mimoun öpüşmeyle gelen samimiyetin barometresini yorumlamaya ve çözümlemeye çalışıyor. Barometrenin çeşitliliği sınırsız. Öpüşme, sevgililerin arkaik ve ince aşk dilidir. İlk heyecanlarımızın sebebidir, hem kalbin hem bedenin heyecanıdır. Onu gizemli kılansa basitliği. Psikanalist Charles Melman, bir kitabın önsözünde şöyle der: “Asıl görevi yemek ve sözle ilgili olan ağzın birbiriyle olan simetrik dansı sevgililer için neden bu kadar kendinden geçirici?

Boğazına düşkün veya obur, her ağız öpüşme sırasında diğer kişinin yemeği haline dönüşür. Dudaklar birleştiğinde, nefesler birbirine karıştığında ne hissediyoruz? Jinekolog, seksolog ve androlog olan Sylvain Mimoun, bizlere öpüşmekle ilgili bilinmeyenleri anlatıyor.

Öpüşmek nasıl hissettiriyor?

Dışarıdan bakınca, iki dudağın birbirine değdiğini görüyoruz, ancak işin geri planına bakacak olursak, iki dil birbirine temas ediyor, karışıyor, adeta dans ediyor. Geçen yüzyılda Paris sokaklarında bu tutkulu öpüşmeyi görüp şaşıran Amerikalılar buna Fransız öpücüğü adını verdiler. Ancak Fransız öpücüğü sadece iki dilin birbirine dokunması değil. Bu öpücükle diğerinde daha mahrem olana ulaşılıyor; çekingen ya da şehvetli mi olduğunu, duygularını nasıl harekete döktüğünü ve kendisini ne kadar verdiğini keşfediyoruz.

Öte yandan kötü bir öpüşme deneyimimiz olduğunda, bu tecrübenin istenmeyen, hoş gelmeyen tarafı rahatsızlık hissi veriyor. İyi bir öpüşme kendimizi karşı tarafa daha yakın hissettiriyor. Ateşli bir hal almaya başlıyor, çünkü bu öpücük her iki tarafın da kendini bırakmasını sağlıyor. Öpüşme anında iki taraf arasındaki duygu değiş tokuşu yakınlık yaratıyor. Ayrıca ağız bölgesi, vücudumuzdan çok ruhumuzun bir parçası. Öpüşürken verdiğimiz hissi diğer taraf dudaklarıyla keşfeder.

İyi öpüşen erkek iyi sevişir mi? 

Öpüşme sadece duyguları dile getirmez, aynı zamanda tutkunun da dilidir. Ağız mukozasındaki erojen bölgeler öpüşme sırasında uyarılır. Bu da iyi öpüşen bir erkeğin, harika sevişeceğine dair bir izlenim yaratır. Gerçekte bu, karşı tarafa hissettiğimiz tutkudan kaynaklanır, o yüzden öpüşmesi bize harika gelir. Bir erkek bir kadını deli gibi arzulayıp çok güzel öpüşebilir ama aynı zamanda erken boşalma ya da iktidarsızlık yaşayabilir.
Aksine, biriyle öpüşmek hoşumuza gitmezse, o kişiyle cinsel ilişkiye de girmek istemeyiz. Tenlerin temasında olduğu gibi dudakların temasında da bazıları daha dokunaklı, bazılarıysa değildir. Bu, iki tenin ya da başka bir deyişle mukozanın tanışmasının büyüsüdür.

Öpüşmek ilişkiyi nasıl etkiler?

Tutkunun işareti olduğu kadar uyarıcı da olan öpüşme aynı zamanda ilişkinin iyi olduğunun kanıtıdır. Tam tersi, ilişki kötüye gittiğinde, öpüşme azalır. Çift alışkanlıklarından ötürü sevişmeye devam edebilir, ancak öpüşme kendini daha çok bırakmayı gerektirdiği için daha zor bir hal alır. Çiftlerden biri artık öpüşmek istemezse bu bir alarmdır. Bu alarm partnerimizle daha çok ilgilenmemiz gerektiğini gösterir.

Öpüşme teknikleri 

Kama Sutra öğretisine göre öpüşme birincil erotik değere sahiptir ve her bir sevgilinin belirli rolleri vardır.

Sembolik öpüşme: Dudaklar birbirine değer.

Doğrudan öpüşme: Yüzler karşı karşıyayken dudaklar direkt birleşir.

Eğimli öpüşme: Baş yana yatar ve dudaklar birbirine yönelir.

Hareketli öpüşme: Kadın, sevgilisinin alt dudağını dudaklarının arasına alır ve emer.

Dokunaklı öpüşme:Kadın diliyle sevgilisinin dudaklarına değer. 

Tutkulu öpüşme: Erkeğin alt dudağı kadının dudakları arasındayken, dil devreye girer.

Kutu: Kadın, sevgilisinin iki dudağını dişleri ile kavrar ve emer. Aynı zamanda da dilini sevgilisinin damağında gezdirir.

Dudakların savaşı: Kim diğerinin alt dudağını ilk kavrayacak savaşıdır.

Öpüşmenin sağlığa faydaları neler? 

Öpüşürken dudaklarda 12, ağızda ise 19 kas aktive oluyor. Fransız öpücüğünde ise 31 kas harekete geçiyor. Bir dakikalık dudak dudağa öpüşme 500 metre koşma ile aynı kalori yakımına eşit. Ayrıca öpüşmek, sakız çiğneme kadar sindirime yardımcı oluyor.

Bir öpüşmede partnerler arasında; 9 mg su, 700 mg albümin, 1,7 mg yağ, 0,4 mg tuz ve 100 mg organik madde değiş tokuşu olur. Peki ya bakteriler? Şüphesiz öpüşme yoluyla bakteriler de taşınır, ancak Amerikalı Doktor Samuel Katzoff’un mizahi bir şekilde söyledi gibi,

Gerçek bir öpüşme o kadar ısı üretir ki mikropları yok eder“.

Öpüşmek nasıl bir duygu?

Ben öpüşmeyi sonradan küçük ısırıklara dönüşen tutkulu şekilde seviyorum. İlk önce dudakların o yumuşaklığını hissediyorsun, ardından dil devreye giriyor, utangaç ve diğer yandan da hükmedici. Sonra dişler temas ediyor, biraz vahşi ve talepkar. Sadece bu tür öpüşmeler beni kendimden geçiriyor ve arzumu artırıyor.” Leyla, 37 yaşında

Gerçek zevk diller devreye girdiğinde yaşanıyor bence. Karşı taraf da bundan keyif alıyorsa, işte o zaman heyecanlı bir hal almaya başlıyor öpüşme. Buna karşın dişlerin birbiriyle temas etmesinden hiç hoşlanmıyorum, hemen hevesim kaçıyor.”  Selin, 26 yaşında

Öpüştüğüm zaman, bir vampire dönüşüyorum. Sevdiğim kişinin nefesini hissetmek hoşuma gidiyor. Dudaklarını emiyorum ve adeta onun yaşam enerjisini içime çekiyorum. Öpüşürken benim için tutku çok önemli. Eğer kollarımdaki kadın beni etkilemiyorsa, onunla öpüşemem.” Orçun, 29

Öpüşürken, tat, koku, dokunma gibi bütün duyularım uyanıyor. İlk olarak dudaklar birbirine yaklaşıyor, hafifçe dokunuyor ve birbirini buluyor. O anda diğerinin özel alanına girdiğimi biliyorum. Dişlere temas etmeden hafifçe dil devreye giriyor, yumuşak ve utangaç bir şekilde yolunu belirliyor. Güvende hissedersem, cinsel ilişkide olduğu gibi kendimi neredeyse tamamen bırakıyorum. Birbirimizin tadını keşfediyoruz. Birini sevdiğiniz zaman söz konusu tükürük bile olsa sizi rahatsız etmiyor. Tutkulu ve yoğun bir öpüşme için güven gerekiyor.” Cansu, 45

Kaynak: Psychologies

 

viridianprints