GİZEMLİ, SEKSİ, İHTİŞAMLI: PARFÜMÜN DANSI

 

 


Fransız kadınları parfümlerin gücünü kullanmayı erken yaşlardan itibaren öğrenir. Onların bildiklerini öğrenmen için sana bu yazıyı hazırladık.

Fransız hayranı olsan da olmasan da, söz konusu feminenlik olunca Fransız kadınlarının birçok sır bildiğini kabul etmelisin: Peynir ve şarapla nasıl zayıf kaldıkları, çaba göstermeden nasıl tarz sahibi göründükleri ve daha fazla hayranlık yaratmak için kokuları nasıl kullandıkları gibi. Parfümör Veronique Nyberg, “Bizler için parfüm kendimizi daha güvenli hissetmek ve kişiliğimizi yansıtmak için her gün kullanmamız gereken bir diğer güzellik ürünüyken, Fransızların parfümlerle daha güçlü bir ilişkisi var” diyor. Philadelphialı Psikolog Pamela Dalton’a göreyse, parfümler sana sevdiğin şeyleri hatırlatarak ruh hâlini iyileştirebiliyor. Kısacası parfüm alışkanlıklarını bir adım ileri taşımak senin için en iyisi olacak.

Seni yansıtan (imza) kokunu bul. Amerikan Women’s Health Moda Direktörü, doğuştan Parizyen Jacqualine Azria, “Ergenlik yıllarında parfümler annen veya annenin arkadaşları sayesinde hayatına girer ve büyüleyici gelmeye başlar. Bu seni, hislerini aktaracak bir koku bulmak için cesaretlendirir” diyor.

Koku kimliğini bulabilmek için, kişiliğini ve aktarmak istediğin hissi göz önünde bulundur. Gizemli ve seksi mi? Yasemin, amber veya sandal ağacı gibi duyusal notaları seç. Daha eğlenceli veya maceracı bir tipsen, şakayık, menekşe veya frezya gibi dinç, çiçeksi kokuları tercih et.

Kokunu gün boyu tazele. Fransız kadınlar evden çıkarken cep telefonunu unutabilir ama parfümünü unutmaz. Fransız Parfümör Lolita Lempicka’nın kızı Elisa Lempicka, çocukken annesinin ona Annick Goutal Eau de Bonpoint sıktığını hatırlıyor. Bugün de parfümü olmadığında kendini çıplak gibi hissettiğini söylüyor. Ceketinin cebinde ya da arabanın orta konsolunda küçük bir şişeyi veya tanıtım numunesini sakla; böylece her an, her yerde kokunu tazeleyebilirsin. (Fransızlar parfümlerini yalnızca akşama saklamaz.) Parfümü kıyafetlerine uygulaman da işe yarar (tabii kıyafetin ipek değilse; parfüm hassas kumaşları lekeleyebilir). The Fragrance Foundation France’in yöneticisi Sabine Chabbert, “Kışın parfümü yün montumun içine sıkmayı da seviyorum, böylece kokum gün boyu benimle kalıyor” diyor. Küçük bir ipucu: Sabine parfümü saçına da sıkıyor.

İkiye katla. Fransızlar kısıtlamayı konu yemeye geldiğinde gösterir, parfüme değil. Nyberg, “Biz duştan hemen sonra parfümlü bir vücut losyonu uygulayıp, giyindikten sonra da losyona uygun bir parfüm kullanırız” diyor. Bu, kokunun kalıcılığını arttırır ve geride iz bırakmana yardımcı olur; bu da Fransız kadınların tam olarak yapmayı sevdiği şey. Diğer yandan bizler parfüm konusunda cimriyiz ve etki bırakma şansını genellikle kaçırıyoruz. Azria, “Kokunu odayı terk ettiğinde bile havada bırakmak fazlasıyla baştan çıkarıcı” diye ekliyor.

 

viridianprints